REFORMLAR:
ORTAK (OBP) BALIKÇILIK POLİTİKASINDA
REFORM
Balıkçılık Yönetimine Uzun Dönemli
Bir Yaklaşım
Filo Politikaları ve Filoya Devlet yardımları
Sosyo-ekonomik önlemler ile ilgili reformlar
Sulara ve kaynaklara giriş ile ilgili reformlar
Kontrol ve yürütme ile ilgili reformlar
Girişimcilerin
dahil olması ve katılımcı karar alma üzerine reformlar
Denizcilik Politikası üzerine bütünleşik bir yaklaşım
Yeni önlemler
Alınan bu kararlar balıkçılık yönetimini
verimli kılacak ve uzun dönemde kaynakların sürdürülebilir kullanımı;
balıkçılık sektörü mali kapasitesinin iyileşmesini sağlaması amaçlanmıştır.
Ortak Balıkçılık Politikasında öngörülen başlıca değişimler aşağıda
belirtilmiştir:
OBP’
nin amaçları; bilimsel tavsiyeler ve balıkçılık yönetimi tedbir yaklaşımına
göre sucul canlı kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına odaklanmak üzere gözden geçirilmiştir. Diğer taraftan
sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliğini de kapsar.
OBP
Birliğin çevresel, ekonomik ve sosyal yönleri ie sürdürülebilir gelişmesini
hesaba katarak dengeyi kurmak suretiyle kesinlikle bütünleşmiştir.
Balıkçılık Yönetimine
Uzun Dönemli Bir Yaklaşım
Balıkçılık
yönetimine daha uzun dönemli bir yaklaşım benimsenerek, güvenli biyolojik stok
limitleri dışında kalanlar için çok yıllık iyileştirme planları ve diğer
stoklar için çok yıllık planlar kapsamında gerçekleştirilmiştir. Bu planlar –
ilgili devletler için ve özellikleri her bir stok için ve avlandıkları yönteme
göre oluşturulmaktadır – çok yıllık yakalama hedeflerini ve herhangi bir durum
için iyileştirme planlarını, bu hedeflere göre av çabasının azaltılması,
gerekli olduğu zaman planın hedeflerine ulaşmasını da içerecektir. Bunlar aynı
zamanda uygun diğer teknik önlemleri de kapsayacaktır. Bu yaklaşım av
miktarlarındaki yıldan yıla ani değişimlerin önlenmesini sağlayacaktır ve
balıkçılara daha dengeli koşullar altında çalışma ve balıkçılık etkinliklerini
daha iyi planlamalarına izin verecektir. Birkaç iyileştirme ve yönetim planı
derhal ortaya konması ve
Yeni
uygulamalar ile eğer balıkçılık etkinlikleri çerçevesinde kaynakların korunması
veya deniz ekosistemine ciddi bir tehdit bulunuyorsa Komisyon tarafından alınan
önlemler
Üye
devletler
Filo Politikaları ve Filoya Devlet
yardımları
AB; balıkçılık filolarının av çabalarını
kısıtlamıştır. Kullanılabilir durumdaki kaynaklarla avcılık arasındaki dengeyi
eşleştirebilmek için daha basit bir sistem benimsemiştir. Önceki sitem olan
Çok-Yıllık Yönlendirme Programlarının ki bunların filo kapasite fazlası ve
düzenlemede verimsiz olduğu ispat edilmiştir, değiştirilecektir. Yeni sistem
Üye Devletlere balıkçı filoları ile avlanabilir kaynaklar arasında daha iyi bir
denge tutturabilmek için daha çok sorumluluk verecektir. Aşağıdaki önlemleri
içermiştir:
Referans
seviyeleri
a) eşdeğer kapasite miktar olarak (
b)
Filoya
katılan yeni teknelerin toplam balıkçılık kapasitesinin, kalıcı olarak filodan
çıkartılanlarla eldeki balık kaynaklarına göre kapasitesi ayarlanmış olanların
kapasitesini geçmemesini sağlamak üye devletlerin sorumluluğunda olacaktır.
Balıkçı
teknelerinin yenilenmesine yönelik yardımların dağıtımı önümüzdeki iki yıl için
daha geçerli olacaktır (
Tekne
modernizasyonu için yardım en az
Üye
Devletlerin; iyileştirme planlarında başarıya ulaşmak için av çabasında ek
indirim sağlanması amacıyla
Sosyo-ekonomik önlemler ile ilgili reformlar
Balıkçılık
faaliyetlerine geçici olarak ara vermek zorunda olan balıkçılar ile gemi
sahiplerine üye devletlerce verilen yardım, durdurmalar öngörülemeyen
durumlardan kaynaklandığında
Balıkçıların
av sektörü dışındaki profesyonel faaliyetlerine geri dönmeleri konusunda
eğitimleri için yapılan yardımlar, balıkçılık faaliyetine part-time olarak
devam etmelerine izin verecek şekilde balıkçılık dışındaki faaliyetlerinin
çeşitlendirilmesini desteklemek için de verilecektir.
Sulara ve kaynaklara
giriş ile ilgili reformlar
Balıkçı
gemilerinin geleneksel olarak faaliyet gösterdiği
Shetland
Kutusu’na girişi sınırlayan vb. diğer düzenlemeler sürdürülecektir. Komisyon,
İrlanda
Kutusu’nu da içeren Batı sularına giriş konusunda, Komisyon’un bu suların
bazılarına girişi sınırlayan ayırıcı önlemlere son vermeyi amaçlayan önerisine
dayanarak Konsey tarafından henüz bir karar alınmamıştır.
Stokların
her üye ülke için sınırlı paylaşımına dayanan nisbi stabilite ilkesi
korunmaktadır. Yerel nüfusun balıkçılığa ve ilgili faaliyetlere bağımlı olduğu
bölgelerin özel ihtiyaçlarını korumaya yönelik ek balıkçılık fırsatlarının
tahsisine izin veren ve “Lahey tercihleri” olarak da adlandırılan bir referans
sağlanmaktadır (Bu hüküm, Birleşik Krallık ve İrlanda’yı ilgilendirmektedir).
Kuzey
Denizi’ne giriş ile ilgili olarak; İspanya, Portekiz ve Finlandiya balıkçı
gemilerinin belirli zonlara girişindeki kısıtlamaları içeren geçiş dönemi
Bazı morina stoklarının yüksek çökme
riski ve düşük av limitlerini kontrol etmedeki zorluklar nedeniyle Uluslararası
Deniz Keşif Konseyi’nden (ICES) ve Balıkçılık Bilimsel, Teknik, Ekonomik
Komitesi’nden (STECF) bilim adamları balıkçılık hakkında bir moratoryum
önermiştir. Böyle bir tedbirin ilgili filolar üzerindeki ekonomik ve sosyal
etkisi yüzünden ve bilim adamlarına danışıldıktan sonra, Komisyon moratoryuma
bir alternatif olarak uygun yürütmenin sağlanabilmesi için morina ve morina ile
ilişkili balıkçılıkta ciddi miktarlarda düşürülmüş avcılık olanakları, av
çabası sınırlamaları ve kontrol tedbirleri önermişlerdir.
Konsey morina için geçici iyileştirme
önerileri konusunda mutabakata varmış ve Komisyon tarafından önerilen
düzeylerden genel olarak daha yüksek düzeylerde Toplam Müsaade Edilebilir Av
Miktarlarını belirlemiştir.
Bu nedenle Kuzey Denizi’ndeki morina için
Komisyon Toplam Müsaade Edilebilir Av Miktarında %
|
haddock |
% |
|
berlam |
% |
|
pisibalığı |
% |
Kontrol ve yürütme ile ilgili reformlar
OBP
reformunun temel kısımlarından bir tanesi de, kontrol ve uygulamanın güçlendirilmesi
ve eşit şartların oluşturulmasına katkıda bulunan daha uyumlu OBP kurallarının
yerine getirilmesidir. Kontrol ile ilgili önlemler daha etkili olacak ve üye
ülkeler ile Komisyon arasındaki sorumluluk paylaşımı ve pazarlama zincirinde
yer alan balıkçılar ile yöneticilerin temel gereksinimleri netleşecektir. OBP
kurallarının etkili bir şekilde kontrolü, teftişi ve uygulamasının sağlanması
üye ülkelerin sorumluluğundadır.
Üye
ülkeler arasındaki işbirliği sağlamlaştırılacak ve her üye ülke filosunu kendi
sularında ve Topluluk sularında kontrol etme yükümlülüğünün yanında diğer üye
ülkelerin
Topluluk
denetçileri diğer üye devletlerin denetçileri veya Komisyon denetçileri
tarafından hazırlanan teftiş ve izleme raporları herhangi bir üye ülkede
yönetimsel ya da hukuki yöntemlerdeki kabul edilebilir kanıtlar olarak
düşünülebilir.
OBP
kurallarının ihlali nedeniyle meydana gelen eşitsizlikleri azaltmak için üye
devletlerin ulusal hukuk kurallarına göre uygulanması konusunda herhangi bir
önyargı olmaksızın Konsey tarafından üye devletlerce uygulanmak üzere bir
yaptırım kataloğu hazırlanacaktır. Üye ülkeler kuralları ciddi bir şekilde
ihlal etmeye devam edenler ile ilgili acil önlemler almak zorunda
kalacaklardır.
Komisyon
OBP kurallarının üye devletler tarafından uygulanmasının değerlendirilmesi ve
kontrolünden sorumlu olmaya devam edecektir. Komisyon, kaynakların korunmasında
ciddi tehditlere yol açacak balıkçılık faaliyetlerinin olduğuna dair kanıtları
bulursa acil önleyici tedbirler alabilecektir. Mevcut risk ile orantılı olmak
mecburiyetinde olan bu tedbirler
Komisyon,
ilgili üye devletin kotasından kesinti yaparak kendi balıkçılık olanağını aşan
üye ülkeleri cezalandırabilecektir.
Komisyon
OBP kurallarının üye ülkelerce uygulanmasının daha etkin bir şekilde izlenmesi
için gemilerin, iş önceliklerinin ve OBP ile ilgili faaliyet gösteren diğer
kuruluşların teftişlerini ilgili üye ülkenin denetçileri tarafından eşlik
edilmeksizin yürütebilecektir. Ancak bu teftişler avların ilk karaya
çıkarıldığı yerler, ilk satışı ve balıkçı gemileri ile sınırlıdır. Böyle
teftişler teftiş edilen tarafın itiraz etmesi durumunda yapılamayacaktır.
Uydu
bazlı Gemi İzleme Sistemi (VMS)
Topluluk
düzeyindeki birleşik teftiş yapısının kuruluşu ile ilgili olarak AB karşısında
daha etkili bir uygulama için ulusal ve AB izleme-teftiş kaynaklarını bir araya
getiren fikirler bir sonraki yılın başlarında Komisyon tarafından sunulacaktır.
Girişimcilerin dahil olması ve katılımcı
karar alma üzerine reformlar
Konsey
tarafından OBP’de balıkçıların ve girişimcilerin katılımını arttırmak amacıyla
Bölgesel Danışma Konseyleri (Regional Advisory Committees - RACs) kurulmuştur.
Bu konseyler; balıkçılar, bilim adamları ve ilgili balıkçılık bölgeleri ve
deniz alanları ile ilgilenen tüketici grupları ve balıkçı, yetiştiricilik ve
çevre temsilcileri tarafından düzenlenir. Herhangi bir Üye Devletten gelen
ulusal ve yerel yetkililer aynı zamanda katılım sağlayabilir ve Komisyon da
toplantılara iştirak edebilir.
Komisyon
Bölgesel Danışma Kurulları’na başvurabilir ve tavsiyeler ve teklifler sunabilir
ya da kendi alanlarında OBP kurallarının uygulanmasına ilişkin sorunlarla
ilgili olarak Komisyon’u veya Üye Devleti uyarabilir. Her bir Bölgesel Danışma
Kurulu en az iki üye devletin yetkisi altındaki deniz alanlarından sorumlu
olacak, kendi kurallarını uygulayacaktır.
Konsey ayrıca
OBP reformu bağlamında, Konsey yılın
başlarında Komisyon tarafından sunulan diğer önerileri dikkate almıştır:
çevreyi koruma gerekliliklerinin OBP’ye dahil edilmesini hedefleyen Topluluk
Eylem Planı yasa dışı, bildirilmemiş ve düzenlemeye bağlanmamış balıkçılığın ortadan
kaldırılması için Topluluk Eylem planı, Avrupa yetiştiriciliğinin
sürdürülebilir gelişimi için bir strateji, AB balıkçılık sanayiinin yeniden
yapılandırılmasının sosyal, ekonomik ve bölgesel sonuçlarını karşılayan bir
Eylem Planı ve balık atıklarını azaltmayı amaçlayan Eylem Planı. Bu
düzenlemeler
Avrupa Birliği Komisyonu, deniz ile
ilgili sektörel politika alanları arasındaki eksiklikleri tanımlamak ve
geçmişteki zorluklardan ve engellerden edinilen tecrübeleri ortaya koymak
amacıyla paydaşlarla birlikte bir yıl süren bir çalışmanın ürünü olarak 7
Haziran 2006 tarihinde Avrupa Birliği için Gelecek Denizcilik Politikası
konusunda bir “Yeşil Belge” yayımlamıştır. Turizmden liman idaresine kadar
birçok yatay konuyu içeren bu konu yasal bir yükümlülük getirmemekle birlikte,
gelecekteki AB Denizcilik Politikasının oluşturulmasında önemli bir yer
alacaktır.
Avrupa Birliği’nin yapısına bakıldığında
denizin önemi ortaya çıkmaktadır. Bunlara örnek verecek olursak:
Birliğin
nüfusunun küçük bir kısmı denizden
Birliğin
büyük bir sahil nüfusu bulunmaktadır.
AB’nin
dış ticaretinin % 90’ı ve iç ticaretinin % 40’ı deniz limanlarından
gerçekleştirilmektedir.
Gayrisafi
milli hasılanın % 3 ila 5’i denizcilik yolu ile sağlanmaktadır.
Avrupa Birliği’nin denizcilik ile ilgili
sektörleri incelendiğinde en büyük on sektör aşağıda belirtilmiştir:
Buradan hareketle, Birlik denizcilik ve
okyanuslar ile ilgili konuların bütünsel bir yaklaşımla ele alınmasına karar
vermiştir. Deniz hukuku da incelendiğinde, okyanus ile ilgili sorunlar hep
birbiri ile bağımlı olmuştur. Birleşmiş Milletler tarafından da bütünsel bir
yaklaşım istenmektedir. 2002 yılında Johannesburg’ta alınan kararlar ile hepsi
bütünsel bir deniz politikası ile gerçekleştirilmektedir. Ayrıca Avustralya,
Kanada ve Amerika gibi birçok ülke de entegre okyanus politikaları
geliştirmektedir. 2005-2009 yılları için belirlenen stratejik hedeflerde tüm
katılımcıları kapsayacak, çevresel olarak sürdürülebilir şekilde bir denizcilik
politikası oluşturulacak ve bu politika denizlere yönelik bilimsel araştırma,
teknoloji ve yeniliklerle desteklenecektir.
7 Haziran 2006 tarihinde yayımlanan
Denizcilik Politikası ile ilgili yeşil belgede ele alınan konular aşağıda
belirtilmektedir:
Rekabet
edebilirlik
İstihdam
becerileri: GSYİH’ın büyük ölçüde üretildiği alan denizcilik istihdamıdır. Bu
alanda istihdam açığı olabilmektedir. Denizciler emekli olduğunda yerine
geçecek birisi henüz yetişmemiş oluyor. Bu konuda daha ilginç bir kariyer oluşturulabilir
mi konusu araştırılmaktadır.
Gözlem
– veri toplama: Tüm insan faaliyetlerinin toplanmasıdır. Bu yapılan bir şeydir,
ancak bunların toplanması gerekmektedir. Bu sistemi koordine ederek Avrupa
Kıyılarındaki tüm faaliyetleri izleyecek bir sistem henüz oluşturulmamıştır. Bu
güvenlik açısından çok önemlidir. Düzenlenmemiş bildirilmemiş balıkçılığın
belirlenmesi balık çiftliklerinin belirlenmesi açısından çok önemlidir. Bu şekilde deniz hatları çok daha iyi bir
şekilde ortaya çıkacaktır. Bu istemi herkesin erişebileceği şekilde oluşturmak
gereklidir.
Entegre
Sahil Bölgesi Yönetimi (ICZM): Sahillerdeki tüm çalışmaların etkin ve pratik
bir şekilde oluşturulması ve kıyının tüm kullanıcılarla uyumlu hale
getirilmesidir. Çok sayıda kullanımı vardır, aynı bölge kullanılmaktadır.
Bunların örgütlenmesi yapılarak herkesin kendi bölgesini en iyi şekilde
kullanması amaçlanmaktadır.
Denizel
çevre: Hem AB içinde, hem de dışında ele alınması gereken önemli bir konudur.
Deniz
kaynakları: Denizde bulunan kaynakların etkin bir şekilde kullanılması
gerekmektedir.
Emniyet
– güvenlik: Bu konuda özellikle Konteynırların güvenliği ön plana çıkmaktadır.
Eldeki bazı araçların birbirine daha etkin bağlanması gerekmektedir. Göç yolu
üzerinde olan Akdeniz’de önemli bir konu olarak göze çarpmaktadır.
Araştırma
ve Teknolojik Gelişme
Ortak bir denizcilik politikasından
beklenen faydalar:
Sağlıklı
bir çevre
Kaynakların
iyi kullanımı ve yenilik
Denizcilik
Toplulaşma
– küme oluşturma
Uygun
bir denizel çevre: Kıyı bölgelerini çekici kılmak ve böyle kalmasını sağlamak
amaçlanmaktadır. Kıyısal risk (çevre önlemleri, küresel ısınma ve diğer iklim
koşullarına karşı önlem almayı amaçlamaktadır)
Kara
ve deniz ile ilgili noktaların ortak yönetimi
Farklı
faaliyetlerin hizmetinde olan verilerin kullanımı, mekansal planlama,
denizcilik politikasını destekleyecek mali destekler okyanuslarla ilişkileri
düzenleyecek araçlar olacaktır. Denizcilik yönetişiminde mevcut olan yapıyı da
dikkate alarak, fazla özelleşme engellenmeli, paydaşların düşünceleri alınmalı,
hükümetlerin katılımı sağlanmalı ve okyanuslar ele alınacak şekilde birtakım
değişiklikler getirilmelidir. Açık deniz etkinlikleri (arama-kurtarma, sahil
güvenlik, bayrak denetimleri, vb.) konusunda üye devletler arasında farklı
yaklaşımlar bulunmaktadır. Bunlar daha yakından incelenerek bir araya
getirilmeli, aynı sistemlerin kullanılması sağlanmalıdır.
Denizel miras ta dikkat çeken bir
konudur. Üye Devletlerin bu politikayı oluşturmaktaki girişimleri, yetki
ikamesi (subsidiarity) konusunda konu ile yakından ilgilidir. Yerel düzeydeki
yetkililer bu konuda teşvik edilmektedir. Dünya filosunun % 40’ı bünyesinde
barındıran AB, deniz taşımacılığına çok önem verilmektedir. Sektörde navlun en
iyi kaliteye getirilmek istenmektedir.
Denizcilik politikası ile ilgili detaylı
bilgiler http://www.ec.europa.eu/maritimeaffairs
adresinden temin edilebilmektedir.
*Küme
(Cluster):
Yoğun bir etkileşim ile inovasyon faaliyetlerinin teşvik edilmesi amacıyla
tasarlanan, belli bir bölge ve sektörde faaliyet gösteren büyük şirketler,
küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, üniversiteler ve/veya kamu araştırma
kurumlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş gruplardır. Küme, yerel kaynakları
paylaşan, ortak teknolojileri kullanan, bağlantılar ve birleşmeler (ittifaklar)
oluşturan, ayrıca bütünleyici ilişkiler içinde işbirliği yapan şirketler ve
ortak kurumlar grubudur. Artan ekonomik entegrasyon, Avrupa’da özellikle
uzmanlaşmayı arttırmaktadır. Bu çerçevede, politika oluşturanların, rekabet
edebilirlik politikasının bir elemanı olarak küme yaklaşımı üzerinde durmaları
önemlidir. Artan bir şekilde küme-clusterlar ve üretim ağlarına dahil olan
KOBİ’ler önemli bir rol oynamaktadır. KOBİ’ler Avrupa Birliği sanayinin
belkemiğini oluşturmakta ve istihdamın üçte ikisini ve toplam katma değerin
%60’ını oluşturmaktadırlar. Yeni organizasyon metodları, taşeron
(subcontracting) ağları giderek KOBİ’lerin önemini arttırmakta, büyük
firmaların başarısı giderek kendilerine mal üreten küçük ve orta ölçekli
üreticilerin başarılarına dayanmaktadır. “İnnovative cluster”larda (yenilikçi
kümeler), çoğunluğu KOBİ olan işletmeler,
yenilikçi fikirlerin ve Avrupa sanayisinin dinamik bir parçası
olmaktadırlar.